Afganistan’dan çekilme tarihi 11 Eylül..

0

ABD Başkanı Joe Biden, Beyaz Saray’da yaptığı konuşmada, Afganistan’da kalan 2 bin 500 ABD askerinin tamamen bu ülkeden çıkması için hazırlanan takvimi açıkladı.

Ekim 2001’de dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un, ABD’nin Afganistan’daki terör hedeflerini bombalamaya başladığını duyurduğunu anımsatan Biden, 11 Eylül 2001’de terör saldırılarının ardından ABD’nin böyle bir karar aldığını vurguladı. Biden, 11 Eylül saldırılarının kurbanlarını hiçbir zaman unutmayacaklarının altını çizdi.

Afganistan’ın bir daha ABD’ye yönelik terör saldırılarının bir üssü olmaması için çalıştıklarını kaydeden Biden, ABD’nin Afganistan’daki askeri varlığını genişletme döngüsünü devam ettirmeyeceğini vurguladı. Biden, “Şu an Afganistan’da ABD askerlerinin varlığı döneminde başkanlık yapan 4’üncü kişiyim. 2 Cumhuriyetçi, 2 Demokrat başkan oldu. Ben bu sorumluluğu 5’inci bir başkana daha aktarmayacağım.” ifadelerini kullandı.

Başkan Biden, müttefik ve ortak ülkeler, askeri ve istihbarat uzmanları, diplomatlar, Kongre ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris ile konuyu istişare ettiğini aktararak “Amerika’nın en uzun savaşını bitirme zamanı geldi. Amerikan askerlerinin eve dönme zamanı geldi.” dedi.

Donald Trump yönetiminin Afganistan’da kalan 2 bin 500 Amerikan askerinin çekilmesi için 1 Mayıs’ı son tarih olarak belirlediğini belirten Biden, “1 Mayıs’ta son askerlerimizi çekmeye başlayacağız. Ancak buradan çıkarken acele etmeyeceğiz. Bunu sorumlu, temkinli ve güvenli bir biçimde yapacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Biden, Afganistan’da yaklaşık 20 yıldır ABD’nin yanında olan müttefik ve ortaklarına teşekkür ederek “11 Eylül’deki hain saldırının 20’nci yıl dönümünden önce ABD askerleri, NATO müttefiklerimizin askerleri ve operasyonel ortaklarımızla Afganistan’dan çıkmış olacak.” ifadesini kullandı.

Afganistan ile Taliban arasında yapılan barış görüşmelerini de desteklemeye devam ettiklerini kaydeden Biden, “Biz Afgan kadın ve kız çocuklarının haklarını savunmaya devam ederken, önemli insani ve kalkınma desteği de sağlayacağız. Ayrıca bölgedeki diğer ülkelerden, özellikle de Pakistan, Rusya, Çin, Hindistan ve Türkiye’den Afganistan’ı desteklemek için daha çok şey yapmalarını isteyeceğiz.” diye konuştu.

Biden, tek bir ülkede binlerce asker tutmayı “saçma” buluyor

Biden, El Kaide’nin kurucusu Usame bin Ladin’in öldürülmesinin ardından 10 yılı aşkın süredir hala Afganistan’da kalmalarını eleştirerek “Bizim Afganistan’da kalma nedenimiz günden güne netliğini yitirdi. Dünyadaki terör tehditleri bile son 20 yılda birçok yere yayıldı. Sadece tek bir ülkede binlerce asker tutmak, her yıl milyarlarca dolara mal oluyor. Bu bana ve liderlerimize saçma geliyor.” ifadelerini kullandı.

Afganistan’dan çıkarken gözlerinin terör tehditleri üzerinde olacağını vurgulayan Biden, Taliban ve Afgan hükümetinin terör tehditlerine yönelik kendilerine verdiği sözleri tutmasını beklediklerini söyledi. Biden, Afganistan’dan çıkmalarının ABD’nin güvenilirliği ve güçlü duruşuna zarar vereceği yönündeki eleştirilere de şu yanıtı verdi:

“Ben bunun tam tersini düşünüyorum. 20 yıl önce olan korkunç bir saldırı (11 Eylül saldırıları) nedeniyle Afganistan’a girdik. Bu durum, 2021’de hala orada olmamızı açıklayamaz. Taliban ile tekrar savaşa girmektense duruşumuzu etkileyecek, bugüne ve gelecek yıllara ulaşan zorlukların çözümüne odaklanmalıyız.”

Son 20 yılda ulusal rekabet alanında çok değişiklik olduğunun altını çizen Biden, Çin ile rekabet, siber tehditlerle mücadele ve yeni teknolojileri takibe odaklanmaları gerektiğini dile getirdi.

Beyaz Saray: diplomatik ve insani çalışmaları desteklemeyi sürdüreceğiz

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki ise Biden’in açıklamasından önce Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, ABD’nin Afganistan’dan çekilme kararı başta olmak üzere gündem maddelerini değerlendirdi ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Psaki, Afganistan’daki durumu NATO müttefikleri ve bölge ülkeleri ile görüştüklerinin altını çizerek, Afganistan’ın yeniden bir terör merkezi olmaması için bölgeyi yakından izlemeye devam edeceklerini aktardı.

Biden’ın Afganistan’dan çekilme noktasında fikrini değiştirip değiştirmeyeceğinin sorusuna Psaki, “Biden, bu kararı müzakereler sonucunda aldı. Tüm zor faktörleri göz önünde bulundurdu. Bugün konuşmasında açıklayacağı takvime bağlı kalacaktır.” yanıtını verdi.

Psaki, Afganistan’a 11 Eylül terör saldırısının ardından girdiklerini anımsatarak, “Afganistan’a bize 11 Eylül’de saldıranlara karşı adaleti sağlamak için gittik.” dedi.

Biden’ın Afganistan’da askeri bir çözüme inanmadığına işaret eden Psaki, “Afganistan konusu, diplomatik bir çözüm gerektiriyor. Biz askerlerimizi çekerken bile diplomatik ve insani çalışmaları desteklemeyi sürdüreceğiz. Pakistan, Rusya, Çin, Hindistan, Türkiye gibi bölge ülkelerinden harekete geçmelerini isteyeceğiz.” diye konuştu.

Psaki, Biden’ın Afganistan’dan tamamen çekilme tarihini neden 1 Mayıs’tan 11 Eylül’e çektiğinin sorulması üzerine “Biz bölgedeki diplomatik ortaklarımız ve askerlerimize fazladan zaman vermek istedik.” ifadesini kullandı.

Taliban’ın bundan sonraki adımlarının ne olacağıyla ilgili soruya Psaki, “Taliban’ın taahhütlerini yerine getirmesini bekliyoruz. Taliban, Afganistan’ın dışlanmış bir ülke olmasına izin vermeyecektir. Bu bizim bakış açımız. Böyle davranmaları onların da çıkarına olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Biden, Putin’e “yaptıklarının bir sonucu olacağını” söylemiş

Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in dün yaptığı telefon görüşmesini “yapıcı” olarak nitelendiren Psaki, “Putin’e, zor da olsa müzakereler yapmamız gerektiğini söyleyen Biden, endişelerini de dile getirmekten geri durmadı. Yaptıklarının bir sonucu olacağını söyledi.” ifadesini kullandı.

Psaki, görüşmede, Rus Muhalif Aleksey Navalnıy meselesinin gündeme gelmediğine dair Rus tarafının açıklamasının anımsatılması üzerine “Biden’ın görüşmesinin detaylarına inmeyeceğim. Ancak Navalnıy’ın sağlığı ve iyiliği bizim için önemli. Daha önce Ruslara birçok kanaldan bu konudaki görüşümüzü ilettik.” diye konuştu.

Psaki, İran Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesisine yönelik sabotajın kaynağına yönelik herhangi bir yorumdan kaçınırken, “Biz diplomatik görüşmelerin, dolaylı bir yoldan bile olsa en doğru yol olduğuna inanıyoruz. Yarın Viyana’daki görüşmeler devam edecek. Bunun uzun bir süreç olacağını biliyorum ancak yine de iyiye işaret.” değerlendirmesinde bulundu.

Başkent Washington DC’nin eyalet olmasına yönelik tartışmalara Biden’ın destek verip vermediğine yönelik soruya “Biden, Washington DC’nin eyalet olmasını destekliyor, önüne bu konuda bir yasa tasarısı gelirse memnuniyetle imzalar.” yanıtını verdi.

İngiltere, Afganistan’daki askerlerini düzenli olarak geri çekecek

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Afganistan’da görev yapan İngiliz askerlerinin ülkeden düzenli olarak ayrılmasını destekleyeceklerini bildirildi.

Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Raab, ülkesinin daha barışçıl bir geleceğe sahip istikralı Afganistan’ı desteklemek için NATO ve Afganistan halkının yanında olduğunu belirtti. Raab, Afganistan’daki İngiliz askeri birliklerinin ülkeden düzenli olarak ayrılmasını destekleyeceklerini kaydetti.

İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallece da yaptığı yazılı açıklamada, Afganistan halkının barışçıl ve istikrarlı bir geleceği hak ettiğini kaydetti. Wallece, “Geri çekilirken, Afganistan’da hizmet veren insanlarımın güvenliği önceliğimiz olmayı sürdürüyor. Müttefik ülkelere yönelik saldırıların güçlü bir yanıtla karşılanacağı konusunda netiz.” ifadelerine yer verdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO Konseyinin savunma ve dışişleri bakanları toplantısının ardından ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ve ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile ortak basın toplantısı düzenledi. “Afganistan’daki varlığımızın geleceği hakkında karar verdik.” diyen Stoltenberg, 20 yıldır Afganistan’da olan NATO askerlerinin 1 Mayıs’tan itibaren bu ülkeden çekileceğini hatırlattı.

Stoltenberg, Afganistan’da 10 bin kadar NATO askeri bulunduğunu, bunların çoğunun ABD askeri olmadığını belirterek, şunları söyledi: “Son hafta ve aylarda Afganistan’daki varlığımız hakkında istişarelerde bulunuyorduk. ABD’nin çekilme kararı ışığında NATO savunma ve dışişleri bakanları izlenecek yolu bugün ele aldı ve NATO Kararlı Destek Misyonu güçlerinin 1 Mayıs’tan itibaren çekilmeye başlamasına karar verdi. Çekilmemiz düzenli, koordineli ve itinalı olacak.

Tüm askerlerin çekilmesini birkaç ay içinde tamamlamayı planlıyoruz. Bu sürede Taliban’ın askerlerimize yönelik herhangi bir saldırısına güçle karşılık verilecek. Afganistan’a birlikte gittik, duruşumuzu birlikte ayarladık ve beraber çıkma konusunda birlik içindeyiz.”

Çekilmenin Afganistan ile NATO ilişkilerinin sonu olmadığını vurgulayan Stoltenberg, bunun yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu, NATO ülkelerinin Afgan halkının yanında durmayı sürdüreceğini dile getirdi. Bakanların toplantısının ardından yayımlanan bildiride ise NATO’nun Afganların öncülüğündeki barış sürecini desteklediği vurgulandı.

Bildiride, “İstanbul Konferansı’nı, barış sürecini ileri taşıyacak ve Doha’daki ilerlemeyi güçlendirecek bir fırsat olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Afganistan hükümetine ve Taliban’a, ABD-Taliban anlaşmasıyla ve ABD-Afganistan Ortak Bildirisi’yle başlatılan barış sürecindeki taahhütlerine uyma çağrısında bulunuyoruz.” ifadesi yer aldı.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bugün Brüksel’deki temasları sırasında Türkiye’nin konferansla ilgili hazırlıkları hakkında bilgi verdiğini aktardı.

Rusya’ya “Saldırgan tavrı bırak” çağrısı

Stoltenberg, NATO savunma ve dışişleri bakanlarının bugünkü toplantıda, Rusya’nın Ukrayna içinde ve çevresindeki askeri yığınağını da ele aldığını söyledi.

Bunun Kırım’ın 2014’teki ilhakından bu yana Rusya’nın yaptığı en büyük yığınak olduğunu kaydeden Stoltenberg, sözlerini şöyle sürdürdü: “NATO müttefikleri, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine tam destek vermekte, Rusya’ya gerginliği derhal düşürmesi, saldırgan tavrını bırakması ve uluslararası taahhütlerine uyması çağrısında bulunmaktadır. Bugünkü toplantı, birliğimizin önemli bir göstergesidir. Karmaşık ve rekabetçi bir dünyada NATO’yu güçlendirmeliyiz.”

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 20 yıl önceki 11 Eylül saldırılarından sonra Afganistan’a El-Kaide’yi ortadan kaldırmak için gittiklerini belirterek, “Şimdi Afganistan’dan beraberce ayrılıyoruz ve askerlerimizi eve götürüyoruz.” dedi.

ABD Başkanı Joe Biden’ın yeni duyurduğu Afganistan’dan ayrılma planı kapsamında birliklerin 1 Mayıs’tan itibaren Afganistan’dan çekilmeye başlayacağını ve bu sürecin 11 Eylül’e kadar tamamlanacağını aktaran Blinken, Afganistan’daki ana görevlerini başarıyla yerine getirdiklerini savundu.

“Afganistan’da sonsuza kadar kalmanın ABD’nin, NATO’nun ya da müttefiklerimizin çıkarına olduğuna inanmıyoruz.” diyen Blinken, Afganistan’ı ve Afgan halkını her anlamda desteklemeye devam edeceklerini kaydetti.

Afganistan’ın geleceğinin nasıl olacağına yine Afgan halkının karar vereceğini vurgulayan Blinken, “Biz bu ülkenin yeniden teröre alan sağlayan bir yer olmaması konusunda her zaman uyanık olacağız.” yorumunda bulundu. Blinken, Taliban’ın bu konudaki sözünü yerine getirmesini bekleyeceklerini belirtti.

Blinken, bazı konulardaki ayrışmalara rağmen Afganistan konusunda Rusya, Çin, Pakistan, Türkiye ve İran gibi ülkelerle ortak çıkarların olduğunu vurguladı.

Rusya ve İran’a “uyarı”

Blinken, Ukrayna’da artan gerilimi de Stoltenberg ve NATO müttefikleri ile görüştüklerini, “Rusya’nın bölgedeki eylemlerinden dolayı derin endişe duyduklarını” dile getirdi.

Ukrayna’nın doğu sınırında ve Kırım’da olanları anlık olarak yakından izlediklerini kaydeden Blinken, “Şu anda o bölgedeki Rus askeri yığınağının 2014’te Kırım’ın işgalinden bu yana en yüksek seviyesine ulaştığını görüyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

İran’ın uranyum zenginleştirmede yüzde 60 seviyesine çıkabileceği yönündeki açıklaması sorulan Blinken, “Bu durumu çok ciddiye alıyoruz. Uranyumu yüzde 60 zenginleştireceğiz gibi bir açıklama provokatiftir. P5+1 ülkeleri bir araya gelerek bunu reddetmelidir. Böyle bir adım, nükleer müzakerelerin ciddiyetine ilişkin soru işaretlerine neden olmaktadır.” ifadesini kullandı.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ise Biden’ın Afganistan’dan askerlerin tamamını çekme kararına tam destek verdiğini ifade etti. Austin, Afganistan’daki şiddetin seviyesinin hala çok yüksek olduğuna işaret eden Austin, “Taliban ve diğerlerinin elde edilen kazanımları geriye sarmak isteyeceğini biliyoruz.” dedi.

Afganistan kuvvetlerinin kabiliyetlerinin önemli bir seviyeye çıktığını belirten Austin, ABD’nin Afgan kuvvetlerine destek vermeye devam edeceğini kaydetti. ABD ordusunun üst düzey askerlerinin çekilme konusunda fikirlerinin alınıp alınmadığına ilişkin bir soru üzerine Austin, şunları söyledi:

“Bu kucaklayıcı bir süreçti ve onların sesleri de duyuldu. Başkan bu kararı alırken kaygıları dikkate alındı ancak karar alınmışken, onlara bu geçiş sürecinde kuvvetlerine liderlik etmeleri çağrısında bulunuyorum. Hepsini de benim kadar tanıdığınız üzere bu çaba kapsamında kuvvetlerine gerektiği gibi liderlik edecekleri konusunda güvenim tamdır.”

ABD’nin terörle mücadele operasyonlarını nasıl yürüteceğine ilişkin bir soruya Austin, ABD’nin dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi sahada asker bulundurmadan hedef belirleme ve o hedefleri imha etme kabiliyetine sahip olduğunu söyledi. Austin, ABD terörle mücadele birliklerinin Afganistan’dan nereye çekileceğine ilişkin soruya ise yanıt vermedi.

Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağına da değinen Austin, oradaki gerilimi yakından izlediklerini bu konuda kaygı duyduklarını söyledi. Austin, “Rusya’ya Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saygı göstermesi çağrısında bulunuyorum.” ifadesini kullandı. Ukrayna’ya daha önce savunma desteği verdiklerini hatırlatan Austin, Kiev’e ekipman desteği vermeye devam edeceklerini kaydetti.

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here