Ostern yumurtalarını boyadık

4

Cuma günü Karfreitag’dı.

Karfreitag’da sessiz kaldık. Çünkü öyle olması gerekiyordu. Dini yönünü bilmiyorum ama kültürde olan karfreitag günü sessizlik.

Kar kelimesinin kökenine baktım, eski elit Almanca’daki ‘kara’ sözcüğünden geliyormuş, anlamı da ağıt. Hah, tamam dedim, o yüzden Karfreitag günü sessiz olmak gerekiyor. Hatta dans etme yasağı diye de sosyal medyada etiketler açılıyor.

Sessiz olma sebebi de Jesus’un (Hz. İsa) ölümü. Yani çarmıha asılması.

Onun üzüntüsü sebebiyle aynı üzüntüyü hissetme ve ağıt.

Ostern yani Türkçe adıyla Paskalya Hristiyan kültüründe yaşayan ülkeler için önemli bir gün.

Bu sebeple Almanya’da cuma ve pazartesi günleri resmi tatil. Tatil günleri bazı eyaletlerde değişiyor, belki daha fazla da oluyor.

Ostern (Paskalya) pazarına kadar olan günlerde, sanırım dört hafta boyunca oruç tutuluyor.

Ostern yumurtaları

Oruç ya da perhiz.

Benim de bazı arkadaşlarım bu dönemde perhiz yapıyorlar.

Onlar için çok önemli olan şeylerin perhizini yapıyorlar. Bazısı çikolata yemiyor, bazıları alkol içmiyor. Bu dönemde cinselliği bile bırakanlar var.

Perhiz, oruç dönemi cuma günkü ağıt günüyle sona eriyor. Oruç tutulmasının sebebi de Jesus (İsa) un çölde kaldığı sırada oruç tutması ve insanların da bunu hatırlamaları.

Ostern pazarı ve pazartesi günü de bayram gibi çörekler yapılır ve daha önce boyanan yumurtalar haşlanır ve kutlama yapılır.

Neden yumurta?

Yumurta aslında bir sembol.

Doğumun, yenilenmenin, doğurganlığın ve canlıların yeniden yeniden canlanmalarının sembolü. Jesus’un çarmıhta ölmesi ve sonra tekrar dirilmesini sembolize ediyor. Bu yüzden de yumurtalar boyanıyor.

Boyalı yumurtaları aramak çocuklar için en eğlenceli oyundur. Pazar günü anneler boyalı yumurtaları saklarlar ve çocuklar da bulmaya çalışır. Bulan çocuklara da hediyeler verilir.

Neden tavşan da var?

Tavşanlar çok üredikleri için üremeyi sembolize ediyor. Cinsellikle ilgili meşhur dergide de mesela tavşan logosu var, onun sebebi de tavşanın üremesi.

Ostern yumurtaları

Bu anlattıklarım kültürde olan paskalya.

Paskalya dinde nasıldır beni çok ilgilendirmiyor. Çünkü Hristiyan değilim. Ama bu kültürde doğup büyüdüğüm için Ostern beni ilgilendiriyor. Kültürde olanlar hepimizi ilgilendiriyor. Görüştüğüm Türkiyeli arkadaşlarım ve tanıdıklarım da Ostern’de benim gibi yumurta boyamak istediklerini söylediler ama. Ama dedikleri konu da ‘korku’. Neden korkuyorlar biliyor musunuz? İçinde yaşadıkları toplum onları ‘gavur’ olarak nitelendirmesinden diye.

‘Kültürde olanları yapmak insanı gavur yapar mı?’ diye de düşündüm.

Müslümanlar, Müslüman ülkelerde yaşayanlar akıllı telefonlarla dünyaya ait kültürde olan her şeyi yapıyor, acaba onlar da mı gavur oluyor?

Bu ve benzeri soruların cevaplarını gazetemiz yazarları cevaplayabilirler.

Bana kalsa gavur olmuyorlar.

Hem bir kere şunu da anlamıyorum.

‘Gavur’ ne demek?

Berlin’de gezerken bunu Müslüman Türk ailelerden de duyuyorum.
‘Kızım / oğlum sen gavur musun?’

Neden Hristiyan değil de gavur?

Sözlüğe de baktım.

Müslümanların, Müslüman olmayanlar için kullandığı bir sıfatmış.

O zaman ben şimdi gavur muyum?

Annem Alman, babam Türk.

Dindar değilim.

Hristiyan da değilim, Müslüman da.

O zaman ben tam gavur mu oluyorum?

Neyse.

Paskalya’yı tekrar kutluyorum.

Frohe Ostern.

Hoşçakalın

4 YORUMLAR

  1. Sayın Kerstin Mutlu kişisine:

    Gâvur, Türkçede Müslüman olmayan kişileri belirtmek için kullanılan bir sıfattır. Osmanlı Devleti döneminde Farsça gebr sözcüğünden Türkçeye girmiş ve bu dönemde gayrimüslimleri, özellikle de Rumları nitelemek için kullanılmıştır.

    Halbuki Farsça “gebr“, özünde dinsiz demek değil, Zerdüşt dini mensuplarını ifade etmek için kullanılmıştır.

    Aslında “gavur” batıdan ziyade doğuyla ilgilidir.
    Farsça‘daki “gebr” kelimesini “gavur” yapan atalarımız Osmanlılar, bu kelimeyi Arapça‘daki “kafir” anlamında kullanmış ve hatta Frenk diline “giaour” olarak sokmayı bile başarmışlar.

    1856 yılında ilan edilen ve Osmanlı Devleti bünyesinde yaşayan, hangi dinden olursa olsun herkesin birbiriyle eşit haklara sahip olmasını öngören Islahat Fermanı ile birlikte, Gâvur sözcüğünün de içinde bulunduğu pek çok küçük düşürücü kelime yasaklanmıştır.

    Sözcük Farsçadan ilk alındığında aşağılama ve hor gösteren bir anlam içermekteyken toplum arasında hızla yayılmış ve Arapça kâfir sözcüğü ile eş anlamlı olarak kullanılmaya başlanmış, hakaret güden anlamını büyük oranda korumuştur.

    Gâvur sözcüğü Türkçe üzerinden Balkanlar’daki pek çok toplumun da diline girmiştir. Bu sözcüğe Bulgarcada Gyaur, Rumencede Ghiaur, Sırpçada ve Hırvatçada Kaurin, Arnavutçada ise Kaur denmiştir.

  2. Yumurta boyamakla gavur olunmaz. İslam dinin inanç esaslarını kabul etmekle mümin olunur. Bu inanç esaslarını reddetmekle islamdan çıkılır. Selamlar

  3. Ancak her toplumun kendilerine has inançları ile yoğrulmuş kültürleri, örf adet gelenekleri vardır. Bir müslüman İSA yeniden dünyaya gelecek yumurta boyamaz. Bu bir kimlik yozlaşmasını ifade eder.

  4. Ancak her toplumun kendilerine has inançları ile yoğrulmuş kültürleri, örf adet gelenekleri vardır. Bir müslüman İSA yeniden dünyaya gelecek diye yumurta boyamaz. Bu bir kimlik yozlaşmasını ifade eder. Selamlar.

    (Bir önceki mesajın tashih edilmiş şekildir)

YORUM YAZ

Please enter your comment!
Please enter your name here